Sözlük


16 Dilde Çeviri





Dost Siteler
1: Kürtçe Dil ve Edebiyat Sitesi
   [Tiklanma: 114 x]
2: Dora Ajans
   [Tiklanma: 0 x]
Müşteri girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:



Giriş için lütfen giriş bilgilerinizi kullanın!
Mp3ye Son Eklenen 10 Mp3

Mp3ye En Son Eklenenler

 1: Gelmiş Bahar

FERİDE'den

(...)

XXVIII

Sevdan kıl beni, kaybetme ellerimi;

tutmazsam,

dağlardan çığ düşerken, o çınarlar susarken...

Tutmazsam kırılır elim,

tutmak kirlenir...



Ben yolculuğum,

sen bildiğim yol gibi...

Toplayıp ıssızlığa kirlenen eylülleri

geç hiç eskitmeden sevgileri;

bazen de çalarak kendine bedenimi.

Gitmesen,

geçmesen yollar kirlenir...



XXIX

Topla denklerini ürkmeden

külü dök, ateşi yüklen.

Kentlerde yazısı silik bulvarlarsa geçilen,

sen, sen ol apansız gelen/gece bitmeden;

gelmesen söz kirlenir...



Kime aitse kucağın

açık tut

ve diri;

tutmasan insanlığın kirlenir...



Bak sevda bu, tut sözlerimi;

hem kim var ki böyle sevecek seni?



Öpmesem dudakların,

yazmasam şiir,

sevişmesem kadınlığın kirlenir...



XXX

Bir gün değil, her gün her şey kirlenir.

Çalarak bir şeyleri hayattan ve insandan,

yenibaştan,

yenibaştan!



Kirlenmeyen tek şey ise,

kirdir…

(…)



XXXIII

Bırak, serseri yağmurlar, darbeci generaller, vizite kağıtları ve

gündelik telaşlar bir an bir yerlerde kalsınlar! Gecenin yüzüne

karşı konuşan cinayetlerde ölümdü, kederdi, hasretti gördün!



Tüyleri dökülen bir kuşun yüreği kadar sıcak ve bir kez

ağzımızdan çıkmış bir küfürdü hayat!



Şimdi göç yollarında mısın?

Yurdunu mu yitirdin?

Örselenmenin yurdu

yok! Aşkın yurdu

yok! Özlemenin

yok!



Daha gece bir keder salkımıyla geliyor; bir salkım da

bizden! Yollara çıkmanın yurdu

yok! Yürümenin

yok!



Şimdi hasret, iri gözlü bir çocuktur çırılçıplak kıyılarında

her uçurumun! Göç yollarında yurdum yağmadır, kabarık

ve kangren! Ömürlerin ömrü

yok! Efkârın takvimi

yok!



(Şok! Yağma, kabarık ve kangren…)

(…)



XXXIX

Sana bir bıçak vereyim rüyalarımı dağıt.

Bir rüzgâr vereyim külümü,

bir sevda vereyim kuraklığımı dağıt...



Biz o yıllar rezil gecelerde üşüdük;

hey gidi kirli günler ne çok üşüdük...

Sıcaklığımı al şimdi bu üşümeleri dağıt…



Bak, bu kentler yeter bize,

sevişmek için de, çıldırmak için de!

kalabalık ol gel yalnızlığımı,

gövdemi vereyim gel dağıt açlığımı...



D(erken) yıllar geçer.

O herhangi bir gün de akşam olur;

akşam olur sen bana bir bardak çay getirirsin,

ensenden öperim, o saat bardakta şeker gibi erirsin.

Sen bir yaz güneşisin bakınca gözlerine bir sevinir,

[bir sevinirsin...

Yüreğinden ansızın okul çocuklarının trampetleri geçer,

Tramvaylar, havai fişekler geçer...

Benim yüreğimde ise hep uzak ki yollar,

içinden uzun yol otobüsleri, sessiz ırmaklar geçer.

Benim ırmaklarım,

ırmaklarım benim senin gözlerinden geçer.

(…)”


Eklenme: 2008-10-03
Sair: Yılmaz Odabaşı
Yazan: Eylem
Hit: 75
[ Geri Dön | Yorum Ekle | Bu Siiri Arkadasina gönder Siiri sevdiklerinize gönderin | Yazdirilabilir Sayfa _YAZDIR ]


Modul created by © Netopsiyon Online
modified by Esmerprens LagaLuga Team